Yanak dolgusu, elmacık kemiği hattını daha belirgin hale getirmek ve zamanla yüzde oluşan hacim kayıplarını gidermek için uygulanan ameliyatsız bir medikal estetik yöntemidir. Bu işlemde, hyaluronik asit gibi vücutla uyumlu maddeler, cildin stratejik noktalarına enjekte edilerek yüze daha kalkık ve ‘V’ şeklinde bir form kazandırılır. Yüzün orta bölgesine sağlanan bu destek, yorgun ifadeyi silerek daha dinamik bir görünüm yaratır. Ameliyatsız yüz gençleştirme ve kontür şekillendirme arayışında, doğal sonuçlar sunan etkili bir çözümdür ve yüz simetrisini iyileştirmeye yardımcı olur.

Prof. Dr. Şule Güngör Saç Ekimi ve Dermatoloji Profesörü

Prof. Dr. Şule Güngör, dermatoloji ve medikal estetik alanında 20 yılı aşkın deneyime sahip bir akademisyen ve hekimdir. 2001 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ nden mezun olmuş, dermatoloji uzmanlığını Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ nde tamamlamıştır. Akademik kariyerinde 2016’da Doçentlik, 2021’de Profesörlük unvanlarını almış; çok sayıda ulusal ve uluslararası yayına, kitap bölümlerine ve bilimsel çalışmaya imza atmıştır. Ayrıca, pek çok ulusal ve uluslararası toplantıda konuşmacı ve oturum başkanı olarak görev almıştır.

Klinik tecrübesini, Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Florence Nightingale Hastanesi gibi saygın kurumlarda geliştirmiştir. 2022’den bu yana özel muayenehanesinde, deri sağlığı ve medikal estetik uygulamalarında uluslararası standartlarda hizmet vermektedir.

Yanak Dolgusu Nedir?

Yanak dolgusu, elmacık kemiklerini belirginleştirmek, yanaklardaki çöküntüleri gidermek ve yüz hatlarına daha estetik bir kontür kazandırmak için uygulanan ameliyatsız bir dermatolojik tedavidir. Bu işlemde, cildin altına vücutla tamamen uyumlu, güvenli maddeler enjekte edilir. Piyasada birçok dolgu türü olsa da modern dermatolojide üç ana grup öne çıkar.

En yaygın kullanılan ve güvenilirliği en yüksek olan grup Hyaluronik Asit (HA) bazlı dolgulardır. Hyaluronik asit, aslında cildimizde, eklemlerimizde doğal olarak bulunan, sünger gibi su tutma özelliğine sahip bir moleküldür. Dolgu olarak kullanıldığında, enjekte edildiği bölgeye anında hacim kazandırır ve cilde taze bir nemlilik verir. Bu dolguların en büyük avantajı, sonuçlardan memnun kalınmaması veya herhangi bir istenmeyen durum oluşması halinde “hyaluronidaz” adı verilen bir enzimle tamamen eritilebilmeleridir. Bu “panzehir” özelliği, onları son derece güvenli bir başlangıç noktası yapar.

İkinci önemli grup Kalsiyum Hidroksiapatit (CaHA) içeren dolgulardır. Bu dolgular, kemiklerin yapısında bulunan minerallere benzer mikropartiküller içerir. Etkileri iki yönlüdür. İlk olarak içlerindeki jel formülü sayesinde anında bir kaldırma ve dolgunluk etkisi yaratırlar. Zamanla bu jel vücut tarafından emilirken, geride kalan mikropartiküller cildin kendi kollajenini üretmesi için güçlü bir uyarıcı görevi görür. Yani hem anlık bir çözüm sunar hem de cildin kendi kendini onarmasını tetikleyerek uzun vadeli bir iyileşme sağlar.

Üçüncü ve farklı bir mekanizmaya sahip olan grup ise Poli-L-Laktik Asit (PLLA) bazlı uygulamalardır. Bu ürün, klasik bir dolgu gibi anında hacim vermez. Bu nedenle ona “biyostimülan” ya da halk arasında bilinen adıyla “kollajen aşısı” demek daha doğrudur. Cildin derin katmanlarına enjekte edildiğinde, vücudun doğal kollajen üretim mekanizmasını harekete geçirir. Sonuçlar hemen değil aylar içinde yavaş yavaş ortaya çıkar. Vücudun kendi dokusunu üreterek yarattığı bu dolgunluk, son derece doğal ve uzun ömürlüdür.

Yanak Dolgusu Ne İşe Yarar?

Yanak dolgusunun temel hedefi, yüzdeki gençlik ve canlılık ifadesini geri getirmektir. Genç bir yüzde, şakaklardan başlayıp elmacık kemiği üzerinde en yüksek noktasına ulaşan ve oradan yanak içine doğru yumuşak bir kavis çizen “S” şeklinde bir hat vardır. Estetik literatürde “Ogee Eğrisi” olarak bilinen bu hat, yaşla birlikte düzleşir ve yüzün aşağı doğru sarkmasına neden olur. Yanak dolgusu, bu altın oranı yeniden oluşturarak birçok estetik fayda sağlar.

Yanak dolgusunun başlıca işlevleri şunlardır:

  • Yaşa bağlı hacim kaybını yerine koymak
  • Elmacık kemiklerini belirginleştirmek
  • Yüzü ameliyatsız olarak yukarı kaldırmak
  • Alt yüzdeki sarkmaları toparlamak
  • Nazolabial çizgileri (burun kenarı) hafifletmek
  • Marionette çizgilerini (ağız kenarı) azaltmak
  • Göz altı bölgesine destek sağlamak
  • Yüzdeki yorgun ifadeyi gidermek
  • Çene ve yüz hatları arasında denge kurmak

Aslında en önemli etkilerinden biri, dolaylı yoldan sağladığı “lifting” etkisidir. Yanaklara stratejik olarak yerleştirilen dolgu, bir çadırın orta direği gibi davranarak aşağıya doğru sarkan dokuları destekler ve yukarıya çeker. Bu sayede sorunun kaynağına müdahale edilmiş olur. Sadece burun kenarındaki çizgiyi doldurmak yerine, o çizginin oluşmasına neden olan yanaklardaki hacim kaybını gidermek, çok daha doğal ve bütüncül bir sonuç yaratır.

Uluslararası Standartlarda Estetik ve Dermatoloji
Randevu almak için iletişime geçebilirsiniz. Ekibimiz size en kısa sürede dönüş yapacaktır.

Yanak Dolgusu Nasıl Yapılır?

Yanak dolgusu işlemi, her hastanın yüz yapısı ve ihtiyaçları farklı olduğu için kişiye özel planlanması gereken hassas bir süreçtir. İşlem baştan sona titizlik gerektiren adımlardan oluşur.

Süreç her zaman detaylı bir doktor muayenesi ile başlar. Bu aşamada yüzün anatomik yapısı, kemik çıkıntıları, yağ yastıkçıklarının durumu cilt elastikiyeti ve hastanın estetik hedefleri dikkatle değerlendirilir. Yüzün farklı açılardan fotoğrafları çekilir ve enjeksiyon yapılacak noktalar, kullanılacak dolgu tipi ve miktarı belirlenir. Bu adeta bir yol haritası çıkarmak gibidir ve işlemin başarısı için en kritik adımdır.

İşlem gününde, uygulama yapılacak alan antiseptik bir solüsyonla tamamen temizlenir. Hasta konforu için bölgeye genellikle 20-30 dakika öncesinden güçlü bir anestezik krem sürülür. Modern dolguların birçoğunun içinde de lokal anestezik madde bulunduğu için işlem oldukça ağrısız ve konforlu geçer.

Enjeksiyon aşamasında, dolguyu cildin altına vermek için iki farklı araç kullanılabilir: iğne veya kanül. İğneler, keskin uçları sayesinde çok hassas ve noktasal enjeksiyonlar için idealdir. Ancak keskin olmaları, damarlara denk gelme ve morarma riskini bir miktar artırabilir. Kanül ise ucu küt, esnek ve ince bir borucuktur. Cilde küçük bir iğneyle açılan tek bir giriş noktasından girilerek geniş bir alana yayılabilir. Künt ucu sayesinde damar ve sinirleri delmek yerine onların etrafından kayarak ilerler. Bu özellik, kanülü özellikle yanak gibi geniş alanlarda çok daha güvenli bir seçenek haline getirir. Kanül kullanımı morarma, şişlik ve en önemlisi damar içine dolgu kaçma riskini ciddi anlamda düşürür. Hangi aracın kullanılacağı, hedeflenen bölgeye ve amaca göre doktor tarafından belirlenir. İşlem genellikle 30 dakika kadar sürer ve sonrasında günlük hayata hemen dönülebilir.

Kimler Yanak Dolgusu İçin Uygun Bir Adaydır?

Yanak dolgusu, doğru beklentilere sahip ve genel sağlık durumu yerinde olan hemen hemen her yetişkin için uygun bir tedavi olabilir. İdeal adaylar, genellikle belirli estetik hedeflere sahip kişilerdir.

Bu hedeflere sahip kişiler uygun adaylardır.

  • Yanaklarında çökme veya düzleşme yaşayanlar
  • Elmacık kemiklerini daha belirgin hale getirmek isteyenler
  • Yüzünde daha canlı ve dinlenmiş bir ifade arayanlar
  • Alt yüzünde hafif sarkma belirtileri olanlar
  • Yüz oranlarını dengelemek isteyenler

İşlemden en iyi sonucu alabilmek için kişinin kilosunun stabil olması  ve ameliyatsız bir yöntemden elde edilebilecek sonuçlar hakkında gerçekçi beklentilere sahip olması önemlidir.

Yanak Dolgusu Kimlere Uygulanmaz?

Her medikal işlemde olduğu gibi, yanak dolgusunun da kesinlikle yapılmaması gereken durumlar veya özel dikkat gerektiren durumlar vardır. Bu nedenle işlem öncesi detaylı bir tıbbi geçmiş sorgulaması şarttır.

Tedavinin kesinlikle önerilmediği durumlar şunlardır:

  • Gebelik
  • Emzirme dönemi
  • Dolgu içeriğine karşı bilinen alerji
  • Uygulama bölgesinde aktif enfeksiyon (uçuk, sivilce vb.)
  • Kontrol altında olmayan otoimmün hastalıklar

Bazı durumlarda ise doktorun özel bir değerlendirme yapması ve ekstra önlemler alması gerekir.

  • Kan sulandırıcı ilaç kullanımı
  • Pıhtılaşma bozuklukları
  • Şiddetli alerji veya anafilaksi öyküsü
  • Keloid (anormal yara iyileşmesi) eğilimi
  • Yakın zamanda geçirilmiş diş tedavisi veya aşı
Uluslararası Standartlarda Estetik ve Dermatoloji
Randevu almak için iletişime geçebilirsiniz. Ekibimiz size en kısa sürede dönüş yapacaktır.

Yanak Dolgusu Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?

İşlemin başarısını ve konforunu artırmak için uygulama sonrası dikkat edilmesi gereken bazı basit ama önemli kurallar vardır. Bu kurallara uymak, ödem ve morluk gibi yan etkileri en aza indirerek iyileşme sürecini hızlandırır.

İşlem sonrası uyulması gereken temel tavsiyeler.

  • İlk 24 saat bölgeye masaj yapmaktan kaçının
  • Bir gün boyunca ağır spor ve egzersiz yapmayın
  • 24-48 saat alkol tüketmeyin
  • Birkaç gün sauna, hamam gibi aşırı sıcak ortamlardan uzak durun
  • İlk gece sırt üstü ve başınız hafif yüksekte uyuyun
  • En az 12 saat boyunca uygulama bölgesine makyaj yapmayın
  • İki hafta süreyle diş tedavisi veya diğer yüz işlemlerini erteleyin

İşlemden hemen sonra bölgeye aralıklı olarak soğuk kompres uygulamak, olası şişlik ve morluğun daha hafif geçmesine yardımcı olabilir. Bu basit önlemler dolgunun dokuya en iyi şekilde yerleşmesini ve sonucun mükemmel olmasını sağlar.

Yanak Dolgusunun Yan Etkileri Var mıdır?

Uzman bir dermatolog tarafından, kaliteli ürünler ve doğru tekniklerle yapıldığında yanak dolgusu son derece güvenli bir işlemdir. Ancak her enjeksiyonlu işlemde olduğu gibi, bazı geçici ve beklenen yan etkiler görülebilir. Bunlar birer komplikasyon değil vücudun işleme verdiği doğal tepkilerdir.

En sık karşılaşılan ve genellikle birkaç gün içinde kendiliğinden geçen durumlar şunlardır:

  • Hafif şişlik (ödem)
  • Kızarıklık
  • Morarma
  • Enjeksiyon noktalarında hassasiyet

Bu etkiler genellikle hafiftir ve sosyal hayatı etkilemez. Nadiren de olsa, dolgunun yanlış katmana verilmesi veya vücudun reaksiyon göstermesi sonucu nodül (sertlik), granülom veya enfeksiyon gibi daha ciddi komplikasyonlar gelişebilir. Bu tür riskleri en aza indirmenin tek yolu, işlemi anatomiye hakim, deneyimli bir hekime yaptırmaktır.

Yanak Dolgusunda Damar Tıkanıklığı Riski Yönetilebilir mi?

Vasküler oklüzyon, yani damar tıkanıklığı, dolgu uygulamalarının en ciddi ancak çok nadir görülen riskidir. Bu durum dolgu maddesinin yanlışlıkla bir atardamarın içine enjekte edilmesiyle o damarın beslediği dokuya kan akışının kesilmesi sonucu oluşur. Bu acil tıbbi müdahale gerektiren bir durumdur.

Bu durumun belirtileri genellikle işlem sırasında aniden ortaya çıkar.

  • İşlem bölgesinde beklenmedik, şiddetli ve yayılan ağrı
  • Ciltte ani beyazlaşma veya solma
  • Takiben ciltte mor, ağ şeklinde bir görünüm

Bu riskin varlığı, işlemi yapan hekimin derin bir anatomi bilgisine ve tecrübesine sahip olmasının neden bu kadar hayati olduğunu gösterir. Riski yönetmenin ve önlemenin yolları bellidir: künt uçlu kanül kullanmak, yavaş enjeksiyon yapmak ve doğru anatomik planlarda çalışmak. Eğer tüm önlemlere rağmen böyle bir durumdan şüphelenilirse, derhal müdahale edilir. Hyaluronik asit bazlı dolguların en büyük güvenlik avantajı burada ortaya çıkar. “Hyaluronidaz” enzimi, damarı tıkayan dolguyu saniyeler içinde eriterek kan akışını yeniden sağlar. Bu nedenle deneyimli bir kliniğin acil durum protokolleri ve bu enzimi her zaman el altında bulundurması esastır.

Son Yazılar

Dolgu Uygulamaları Nelerdir,
Nasıl yapılır?

Devamını Oku ➜

Göz Altı Işık Dolgusu Nedir,
Nasıl Yapılır?

Devamını Oku ➜

Medikal Cilt Bakımı Nedir,
Nasıl Yapılır?

Devamını Oku ➜