Mezoterapi; vitaminler, mineraller, amino asitler ve enzimler gibi cildin ihtiyaç duyduğu yapı taşlarının, mikroenjeksiyon yöntemiyle doğrudan cildin orta tabakasına (dermis) ulaştırılması işlemidir. Bu hedefli yaklaşım cilt problemlerinin kaynağına lokal olarak müdahale ederek sistemik dolaşımı atlar ve kullanılan maddelerin etkinliğini en üst düzeye çıkarır. Tedavinin temel prensibi, vücudun kendini yenileme ve onarma potansiyelini harekete geçirmek için gerekli olan desteği, ihtiyaç duyulan bölgeye sağlamaktır. Böylece minimum dozla maksimum fayda elde edilmesi hedeflenir.

Prof. Dr. Şule Güngör Saç Ekimi ve Dermatoloji Profesörü

Prof. Dr. Şule Güngör, dermatoloji ve medikal estetik alanında 20 yılı aşkın deneyime sahip bir akademisyen ve hekimdir. 2001 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ nden mezun olmuş, dermatoloji uzmanlığını Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ nde tamamlamıştır. Akademik kariyerinde 2016’da Doçentlik, 2021’de Profesörlük unvanlarını almış; çok sayıda ulusal ve uluslararası yayına, kitap bölümlerine ve bilimsel çalışmaya imza atmıştır. Ayrıca, pek çok ulusal ve uluslararası toplantıda konuşmacı ve oturum başkanı olarak görev almıştır.

Klinik tecrübesini, Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Florence Nightingale Hastanesi gibi saygın kurumlarda geliştirmiştir. 2022’den bu yana özel muayenehanesinde, deri sağlığı ve medikal estetik uygulamalarında uluslararası standartlarda hizmet vermektedir.

Mezoterapi Nedir?

Mezoterapiyi en basit haliyle, cildin ihtiyacına özel olarak hazırlanmış besleyici ve onarıcı kokteyllerin, çok ince iğneler aracılığıyla doğrudan cildin orta tabakasına (dermis) verilmesi işlemi olarak düşünebiliriz. Bu yöntem problemli bölgeye en etkili ve en kısa yoldan ulaşmayı amaçlar. Ağızdan aldığımız bir vitaminin tüm vücuda dağılmasını beklemek yerine, mezoterapi ile ihtiyaç duyulan maddeler hedefe gönderilir.

Bu tekniği 1950’li yıllarda Fransa’da geliştiren Dr. Michel Pistor, yöntemin felsefesini o dönemde şu unutulmaz sözle özetlemiştir: “Az miktarda, seyrek aralıklarla ve doğru yere.” Bu basit ama güçlü ilke, mezoterapinin bugünkü temelini oluşturur. Başlangıçta ağrı tedavisi gibi tıbbi amaçlarla kullanılan bu yöntem zamanla estetik dermatolojinin vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir.

Mezoterapinin çalışma prensibi iki temel mekanizmaya dayanır. Birincisi, enjekte edilen karışımın içindeki maddelerin doğrudan hedef hücreler üzerindeki farmakolojik etkisidir. Örneğin bu karışım cildin temel direkleri olan kolajen ve elastin liflerini üreten hücreleri uyarabilir, saç köklerini besleyerek canlandırabilir veya bölgedeki kan dolaşımını hızlandırabilir.

İkinci etki ise tamamen fiziksel bir uyarım mekanizmasıdır. İşlem sırasında kullanılan sayısız ince iğnenin cilde yaptığı mikro delme işlemi, vücut tarafından küçük birer yara olarak algılanır. Vücudun bu mikro hasarlara karşı verdiği doğal iyileşme tepkisi, bölgede onarım sürecini başlatır ve yeni kolajen üretimini tetikler. Yani enjekte edilen solüsyonun içeriğinden bağımsız olarak sadece iğnelerin mekanik etkisi bile ciltte bir yenilenme ve canlanma süreci başlatır. Kısacası mezoterapi, cildi hem içeriden besleyen hem de dışarıdan uyararak kendi kendini onarmaya teşvik eden çift yönlü bir tedavi yöntemidir.

Mezoterapi Ne İşe Yarar?

Mezoterapinin kullanım alanı oldukça geniştir, ancak her bir uygulama için bilimsel kanıt düzeyi ve başarı oranı farklılık gösterir. Tedavinin hangi durumlarda daha etkili olduğunu bilmek, doğru beklentiler oluşturmak açısından çok önemlidir.

Saç Dökülmesi İçin Mezoterapi

Saç dökülmesi, mezoterapinin en umut verici sonuçlar verdiği alanlardan biridir. Özellikle erkek tipi genetik dökülmelerde ve strese, mevsim geçişlerine veya besin eksikliklerine bağlı dökülmelerde sıklıkla başvurulan bir yöntemdir. Tedavinin amacı, saç köklerinin ihtiyaç duyduğu besinleri doğrudan köklere ulaştırmak, saç derisindeki kan dolaşımını artırmak ve dökülmeye neden olan faktörleri yerel olarak baskılamaktır. Saç mezoterapisi kokteyllerinde yaygın olarak kullanılan maddeler bulunur:

  • Biyotin
  • B vitaminleri kompleksi
  • Çinko
  • Minoksidil
  • Dutasterid
  • Amino asitler
  • PRP (Trombositten Zengin Plazma)
  • Cilt Gençleştirme İçin Mezoterapi (Mesolift)

“Mesolift” veya “mesoglow” olarak da bilinen bu uygulama, cildin zamanla kaybettiği nemi, parlaklığı ve elastikiyeti geri kazandırmayı hedefler. Özellikle mat, yorgun ve nemsiz ciltlerde, ince çizgilerin görünümünü hafifletmek için tercih edilir. Cildin daha taze, canlı ve aydınlık görünmesini sağlar. Cilt gençleştirme amacıyla kullanılan mezoterapi karışımlarının temel içerikleri şunlardır:

  • Çapraz bağsız hyaluronik asit
  • C vitamini
  • E vitamini
  • Glutatyon
  • Somon DNA
  • Amino asitler
  • Peptitler
  • Koenzim Q10
  • Bölgesel İncelme ve Yağ Eritme İçin Mezoterapi

Bu mezoterapinin en çok tartışılan ve bilimsel kanıt düzeyi en zayıf olan uygulamasıdır. Bölgesel incelme amacıyla yapılan enjeksiyonlarda iki farklı mekanizma bulunur ve bunları karıştırmamak gerekir. Birincisi, yağ hücrelerinin içindeki yağı geçici olarak boşaltmayı hedefleyen lipolitik mezoterapidir. Bu yöntemde hücrenin kendisi yok olmaz. İkincisi ise, deoksikolat gibi maddelerle yağ hücresinin zarını parçalayarak onu kalıcı olarak yok eden adipositolitik enjeksiyondur. Bu ikinci yöntem geleneksel mezoterapiden farklıdır ve gıdı eritmede kullanılan onaylı tedaviler bu prensiple çalışır. Bölgesel incelme kokteyllerinde adı geçen bazı maddeler şunlardır:

  • Fosfatidilkolin
  • Deoksikolat
  • L-karnitin
  • Kafein
  • Enginar ekstresi
  • Selülit İçin Mezoterapi

Selülit; dolaşım bozukluğu, büyümüş yağ hücreleri ve cildi aşağı çeken sert bağ dokusu bantlarının birleşiminden oluşan karmaşık bir sorundur. Mezoterapi, bu üç sorunu aynı anda hedeflemeyi amaçlar. Tedaviyle bölgedeki kan ve lenf dolaşımının düzenlenmesi, yağ hücrelerinin küçültülmesi ve portakal kabuğu görünümüne neden olan fibröz bantların yumuşatılması hedeflenir. Selülit mezoterapisi kokteyllerinde çeşitli etken maddeler bir arada kullanılır.

  • Kafein
  • L-karnitin
  • Pentoksifilin
  • Ginkgo biloba
  • Hyaluronidaz
  • Organik silisyum
Uluslararası Standartlarda Estetik ve Dermatoloji
Randevu almak için iletişime geçebilirsiniz. Ekibimiz size en kısa sürede dönüş yapacaktır.

Mezoterapi Nasıl Yapılır?

Mezoterapi uygulaması, sanıldığı kadar karmaşık bir süreç değildir ancak mutlaka steril koşullarda ve bir hekim tarafından gerçekleştirilmelidir. Süreç adım adım ilerler ve her aşama hastanın konforu ve güvenliği için özenle planlanır.

Uygulamanın ilk adımı, cildin hazırlanmasıdır. Tedavi edilecek bölge, özel antiseptik solüsyonlar kullanılarak makyaj, kir ve yağdan tamamen arındırılır. Bu enfeksiyon riskini en aza indirmek için kritik bir adımdır. Hastanın ağrı eşiği düşükse veya hassas bir bölgeye uygulama yapılacaksa, işlemden yaklaşık 30-45 dakika önce bölgeye lokal anestezik etkili bir krem sürülerek cildin uyuşması sağlanır. Bu sayede işlem sırasında hissedilen rahatsızlık minimuma indirilir.

Hazırlık aşaması tamamlandıktan sonra hekim, daha önceden hastanın ihtiyacına göre belirlediği ve hazırladığı özel mezoterapi karışımını steril bir enjektöre çeker. İşlem son derece ince ve kısa iğneler (genellikle 4 ila 13 mm uzunluğunda) kullanılarak yapılır. Enjeksiyonlar, hekim tarafından manuel olarak veya “mezoterapi tabancası” adı verilen özel bir cihaz yardımıyla gerçekleştirilebilir. Mezoterapi tabancaları, ilacın her seferinde aynı derinliğe ve aynı miktarda verilmesini sağlayarak işlemin daha standart ve hızlı olmasına olanak tanır.

Uygulama sırasında hedeflenen sonuca göre farklı enjeksiyon teknikleri kullanılır. Uygulamada kullanılan bazı temel teknikler şunlardır:

  • Nappage tekniği
  • Noktasal (Point-by-point) teknik
  • Papül tekniği

Seçilen tekniğe göre, hazırlanan karışım cildin orta katmanına küçük dozlar halinde enjekte edilir. Tüm bu süreç uygulama yapılacak bölgenin genişliğine bağlı olarak genellikle 15 ila 30 dakika arasında sürer. Mezoterapinin tek seanslık bir mucize olmadığını bilmek önemlidir. Genellikle belirli aralıklarla tekrarlanan seanslardan oluşan bir kür şeklinde planlanır ve en iyi sonuçlar bu kürün tamamlanmasıyla elde edilir.

Mezoterapi Sonrası Süreç Nasıl İşler?

Mezoterapi sonrası iyileşme süreci genellikle hızlı ve sorunsuzdur, ancak tedavinin başarısını artırmak ve olası yan etkileri önlemek için dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar vardır. Bu basit kurallara uymak, işlemden en iyi sonucun alınmasına yardımcı olur. İşlem sonrası dikkat edilmesi gerekenler aşağıda listelenmiştir.

  • İlk 24 saat uygulama bölgesine su değdirmeyin.
  • İşlemden sonraki 48 saat boyunca duş almaktan kaçının.
  • En az 72 saat boyunca yoğun egzersiz yapmayın.
  • Sauna, hamam gibi aşırı sıcak ortamlardan uzak durun.
  • Havuz veya denize girmeyin.
  • Tedavi edilen bölgeyi doğrudan güneş ışığından koruyun.
  • Dışarı çıkarken yüksek faktörlü güneş koruyucu kullanın.
  • İşlem sonrası birkaç gün alkol tüketmeyin.
  • Cildinize nazik temizleyiciler ve yatıştırıcı kremler sürün.
  • Peeling veya retinol içeren ürünleri birkaç gün kullanmayın.
  • Kan sulandırıcı ilaçlar ve takviyeler konusunda hekiminize danışın.

Mezoterapinin Riskleri Nelerdir?

Her tıbbi işlemde olduğu gibi, mezoterapinin de potansiyel riskleri ve yan etkileri bulunur. Bu risklerin büyük bir kısmı, işlemin uzman olmayan kişiler tarafından, hijyenik olmayan ortamlarda veya uygun olmayan ürünlerle yapılması sonucu ortaya çıkar. Ancak doğru koşullarda yapıldığında bile bazı geçici yan etkiler görülebilir.

Yaygın ve Geçici Yan Etkiler

Bunlar genellikle enjeksiyon işlemine bağlı doğal reaksiyonlardır ve birkaç gün içinde kendiliğinden kaybolurlar.

  • Ağrı veya hassasiyet
  • Morarma
  • Şişlik (ödem)
  • Kızarıklık
  • Kaşıntı
  • Ciddi ve Nadir Görülen Komplikasyonlar

Bu durumlar nadir görülse de bilinmesi önemlidir ve genellikle hatalı uygulamalardan kaynaklanır.

  • Enfeksiyon (apse, selülit)
  • Tedavisi zor atipik mikobakteri enfeksiyonları
  • Alerjik reaksiyonlar
  • Cilt altında kalıcı sertlikler (granülom)
  • Ciltte doku ölümü (nekroz)
  • Kalıcı yara izi (skar)
  • Uygulama bölgesinde lekelenme
Uluslararası Standartlarda Estetik ve Dermatoloji
Randevu almak için iletişime geçebilirsiniz. Ekibimiz size en kısa sürede dönüş yapacaktır.

Kimler Mezoterapi İçin Uygun Değildir?

Mezoterapi, etkili bir tedavi yöntemi olmasına rağmen herkes için uygun değildir. Tedavinin güvenle uygulanabilmesi için bazı sağlık durumlarının dışlanması gerekir. İşlem öncesi yapılacak detaylı bir değerlendirme, olası riskleri önlemek adına hayati önem taşır.

Mezoterapinin Kesinlikle Uygulanmadığı Durumlar

Aşağıdaki durumlara sahip kişiler mezoterapi için uygun aday değildir.

  • Hamileler
  • Emziren anneler
  • Uygulanacak bölgede aktif enfeksiyonu olanlar
  • İçerikteki maddelere karşı bilinen alerjisi olanlar
  • Keloid (aşırı yara iyileşmesi) eğilimi olanlar
  • Kanser hastaları
  • Ciddi kan pıhtılaşma bozukluğu olanlar
  • Kontrol altında olmayan şeker hastaları
  • Ciddi kalp, böbrek veya karaciğer yetmezliği olanlar
  • Lupus gibi aktif otoimmün hastalığı olanlar

Mezoterapinin Dikkatle Uygulanması Gereken Durumlar

Aşağıdaki durumlarda ise hekim, kar-zarar oranını değerlendirerek özel önlemlerle uygulamaya karar verebilir.

  • Kontrol altındaki şeker hastaları
  • Sık sık uçuk (herpes) çıkaranlar
  • Bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullananlar
  • Aspirin gibi kan sulandırıcı ilaçlar kullananlar

Mezoterapi Tedavisi Ne Kadar Sürer ve Sonuçlar Kalıcı mıdır?

Mezoterapi tedavisinin süresi ve sonuçlarının kalıcılığı, en çok merak edilen konulardan biridir. Bu soruların cevabı, tedavinin hangi amaçla yapıldığına, kişinin cilt yapısına, yaşına ve yaşam tarzına göre büyük ölçüde değişiklik gösterir. Öncelikle, mezoterapinin genellikle tek seanslık bir işlem olmadığını ve bir kür olarak planlandığını bilmek gerekir.

Tedavi protokolü, genellikle bir başlangıç veya “atak” fazı ile bunu takip eden bir “idame” fazından oluşur. Örneğin saç dökülmesi tedavisi için ilk 1-2 ay boyunca haftalık veya iki haftada bir seanslar yapılırken, sonuçlar alınmaya başlandıktan sonra seans aralıkları ayda bire veya üç ayda bire düşürülerek idame tedavisine geçilir. Benzer şekilde cilt gençleştirme için genellikle 2-4 hafta aralıklarla 4-6 seanslık bir başlangıç kürü önerilir. Elde edilen sonuçların korunması için de yılda birkaç kez tekrarlanan idame seansları gerekebilir.

Sonuçların ne zaman ortaya çıkacağı da değişkendir. Cilt nemlendirme ve canlandırma gibi amaçlarla yapılan mezoterapide, ilk etkiler genellikle ilk seanstan sonra bile fark edilebilir. Cildin daha parlak ve nemli görünmesi hızlı bir etkidir. Ancak kolajen üretimini tetiklemeye yönelik tedavilerde, cildin kendini yenileme süreci zaman alacağı için nihai sonuçları görmek birkaç ay sürebilir. Saç dökülmesi tedavilerinde ise yeni saç çıkışını gözlemlemek için en az 3-4 ay sabırlı olmak gerekir.

Sonuçların kalıcılığı ise tamamen hedefe bağlıdır. Örneğin yağ hücrelerini kalıcı olarak yok eden adipositolitik enjeksiyonlar yapıldığında, o bölgedeki sonuçlar kalıcı olabilir. Ancak kişinin yaşam tarzına dikkat etmemesi, kilo alması durumunda kalan diğer yağ hücreleri büyüyebilir. Cilt gençleştirme veya saç dökülmesi gibi durumlarda ise yaşlanma süreci ve genetik faktörler devam ettiği için sonuçlar kalıcı değildir. Mezoterapi, zamanı durduran bir mucize değil yaşlanma sürecini yavaşlatan ve cildin kalitesini artıran düzenli bir destektir. Bu nedenle elde edilen iyi durumun korunması için düzenli idame seansları kritik öneme sahiptir.

Son Yazılar

Dolgu Uygulamaları Nelerdir,
Nasıl yapılır?

Devamını Oku ➜

Göz Altı Işık Dolgusu Nedir,
Nasıl Yapılır?

Devamını Oku ➜

Medikal Cilt Bakımı Nedir,
Nasıl Yapılır?

Devamını Oku ➜